Tarım Kredi Kooperatifi Memur Alımı Yapacak

30 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Haberler, İnsan Kaynakları

Tarım Kredi Kooperatifi Memur Alımı Yapacak

Kurum tarafından daha önce açılan ancak asıl listeye giremeyerek “yedek” listede bulunan memur ve ziraat mühendislerin bir kısmı göreve çağırıldı

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (TTKKMB) Genel Müdürlüğü, kurum tarafından daha önce açılan ancak asıl listeye giremeyerek “yedek” listede bulunan memur ve ziraat mühendislerin bir kısmını göreve çağırdı.

TTKKMB Genel Müdürlüğünce konuya ilişkin yapılan açıklamada, öncelikli olarak, 2008 yılında yapılan sınavda yedek olarak belirlenen adaylar ihtiyaç duyulan birimlere atanacaklar.

Genel Müdür Bedrettin Yıldırım tarafından ilgili birimlere gönderilen talimat doğrultusunda, öncelikli olarak ziraat mühendislerinin yedekleri 6-10 Nisan 2009 tarihleri arasında alıştırma kursuna alınacak.

Daha sonra işletme ve iktisat fakültelerinden mezun olan yedek adaylar, ihtiyaç oranında ve talep edilen birimlere atanacaklardır. Bu adaylarla ilgili alıştırma kursunun da 13-17 Nisan 2009 tarihleri arasında yapılacak.

TTKKMB Genel Müdürlüğü en son açtığı sınavda merkez ve taşra teşkilatlarında çalıştırmak amacıyla çok sayıda ziraat mühendisi ile memur almıştı.

Kredi İsteyen Kobilere Tuzak

24 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Haberler, kobi kredileri

Kredi İsteyen Kobilere Tuzak

Fırsatçılar, gözlerine kestirdikleri KOBİ‘leri yurtdışı kaynaklı ve düşük faizli kredi verecekleri konusunda ikna ederek, 100 binlerce dolara konuyor

Kriz nedeniyle dolandırıcılara da gün doğdu. “Krizi fırsata çevirmek” isteyen dolandırıcılar, özellikle finansal darboğazdaki işletmelere gidip, “Kredi açabiliriz” diyerek ellerindeki son paralara da göz dikmeye başladı. Derslerine iyi çalışan dolandırıcıların, parasına göz diktiği şirketin bilgileri ile finans konusunda iyi bir eğitime sahip olmaları dikkat çekiyor. Dolandırıcılar, vermeyi taahhüt ettikleri kredinin yüzde 10’unu firma sahibinden peşin alarak ortadan kayboluyorlar.

Perakende Sektörünü 2009’da Neler Bekliyor

23 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Haberler, Kobi Bilgi

Perakende Sektörünü 2009’da Neler Bekliyor
Türkiye’nin son yıllarda en hızlı büyüyen sektörlerinden perakende, 2008 yılında metrekarede yüzde 17, ciroda ise yüzde 8-9 civarında büyüme gösterdi ancak bu rakamlar, hem geçen yılın hem de beklenenin altında kaldı. 2008’in gündem konularından biri de perakendeciler ve alışveriş merkezleri arasındaki “kira” sürtüşmeleri oldu. Ertelenen, iptal edilen ve bekletilen yatırımlarla birlikte perakende sektörünün 2009’u büyümesini sindirmesi ön görülüyor.

Perakende Türkiye’nin son yıllarda en hızlı büyüdüğü sektörlerden biri oldu. Özellikle alışveriş merkezi yatırımlarıyla perakende sektörü kayıt altına alınırken, yerli markalar görülmemiş büyüme oranları yakaladı. Aynı rüzgar gıdadan elektroniğe, mobilyadan hazır giyime yabancıların da Türkiye’ye gelmesini sağladı. 2007 yılı sonunda toplam 150 milyar dolarlık cirosuyla perakende; enerji, eğitim ve sağlığın ardından Türkiye’de 4’üncü büyük sektör oldu. 2008 yılında ise 70 milyarı organize olmak üzere sektör, 165 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış olacak. 2007’de metrekarede yüzde 27 büyüyen organize perakende sektörü 2008 yılında Kasım ayı sonuna kadar yüzde 17 büyüme oranına ulaştı. Geçen yıl sektörün cirosu yüzde 13 civarında büyürken, bu yıl hedeflediği yüzde 10 büyüme hedefini tutturamadı. Yılın yüzde 8-9 civarında bir büyüme ile kapanması bekleniyor. Ciro artışının, metrekare artışının gerisinde kalması, sektörün en büyük problemlerinden biri olarak anılıyor. Sektör cirosunun 2010’da 199 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor.

Kira: Ciro mu? Metrekare mi?
2008 yılında sektöre perakendeciler ile alışveriş merkezleri (AVM) arasındaki kavgalar damgasını vurdu. Hem yerli hem yabancı markalar üyesi oldukları dernekler aracılığıyla kiralar başta olmak üzere pek çok maliyet kalemiyle ilgili olarak sıkı pazarlıklara girişirken, kimi zaman restleşmeler kimi zaman da kepenk kapatma eylemleri yapıldı. Kiranın bu kadar çok tartışılmasının nedenleri arasında küresel krizle daha çok hissedilen durgunluk, ani bir şekilde yükselen dolar ve euro sayılıyor. Cirodan kira ödenmesi, reklam desteği verilmesi ve genel giderlerin içeriğine ilişkin düzenlemeler yapılması ise pek çok perakendeci tarafından dile getirilen talepler oldu. Piyasadaki durgunluk nedeniyle yapılan promosyonlar 2008’i “indirimler yılı” yaptı. Markalar, indirimle satışlarını koruyabildi. İngiltere, İspanya ve Fransa gibi ülkelerde de erken indirimler yapıldı.

Yatırım Yorgunluğu
Son 4 yılda hem markalar hem de AVM’ler hız kesmeden büyürken, 2008, rekabetin zirve yaptığı yıl oldu. 2008 yılında ’yatırım yorgunluğu’ hissedildiği açıkça ifade edilirken, 2009’da perakende de bugüne kadar yapılan yatırımların sindirileceği, biraz nefes alınacağı görüşü ağırlık kazanıyor.

Tüketici, 2009’da Kral Olacak
Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Nurşin Oral, şu değerlendirmeyi yapıyor: “2008 inişli çıkışlı geçti, ciro artışı büyümenin arkasında kaldı. 2009’da yeni dinamikler, yeni gerçekler olacak. Son 3 yıldır yaşanan yoğun yatırımlar 2009’da sindirilecek.Taşların yerinden oynadığı dünya finans sisteminin yeniden inşasına tanıklık edeceğiz.Yeni yatırımlar için taşların yerine oturması beklenecek.Perakendeciler ve AVM’ler 3 noktaya (sürdürülebilirlik, optimizasyon, transformasyon) odaklanacak. Tüketici güveni dünyada da hiç olmadığı kadar düşük seviyelere indi. 2009 “seçici satınalma yılı” olacak. Bol seçenek ve uygun fiyatla tüketici kral olacak.”

2008 Yeni Açılan AVM Yılı Oldu
2008 yeni açılan alışveriş merkezleri yılı oldu. Türkiye toplamında 4,8 milyon metrekare AVM alana ulaşıldı. İnşaatı devam eden 2.8 milyon metrekare büyüklüğündeki AVM yatırımının ise yüzde 45’i İstanbul, kalanı Anadolu’da devam ediyor. 2008 yılının özellikle son 3 ayında, planlanan veya inşasına başlanacak AVM yatırımları Türkiye’de de hissedilen ekonomik kriz nedeniyle askıya alındı. Bazılarının açılış tarihleri ertelenirken, bazı AVM yatırımları başka projelere dönüştürüldü. Yatırımların geri dönüş sürelerinin uzaması da yatırımcıları etkiliyor.

Rekabet Sertleşiyor
GFK’nın yaptığı araştırmaya göre 2007’de yüzde 14 artışla 7,3 milyar euro’ya ulaşan Türk elektronik perakende sektörü 2008’i 6.6 milyar euro ile (700 milyon euro kayıpla) kapatacak. Sektör 2008’de hem fiyat hem de ciroda yüzde 12 gerileme yaşadı. Electro World Genel Müdürü Bahadır Özbek, 2009’da tüketicinin bütçesini daha dikkatli yöneteceğini, tüm zamanların en ağır rekabetinin yaşanacağını söylüyor. Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane ise, teknoloji pazarının yüzde 90’ının klasik bayiler elinde bulunduğunu, genç ve teknolojiyi takip eden genç kitle nedeniyle organize perakendeye yatırım yapılması gerektiğini söylüyor.

Hızlı Tüketime Kriz Henüz Dokunmadı
P&G Türkiye CEO’su Saffet Karpat, krize rağmen 2008’de hızlı tüketim sektöründe henüz büyük bir kayıp yaşanmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “İlk 10 ayda pazar adetsel bazda, önceki yıla oranla az da olsa büyüdü. Küresel ve yerel krizin etkisiyle tüketimde küçülme doğal bir sonuç. Ancak öncelikli ev, otomobil, beyaz ve kahverengi eşya gibi yüksek harcama kalemleri etkileniyor. Hızlı tüketim ürünlerinde tüketici daha bilinçli alışveriş yapacak, parasının karşılığını alacağı ürünleri tercih edecektir. 2009’un ilk altı ayında pazardaki büyüme yavaşlar. 2008’de ürün grubuna göre yüzde 10-15 büyüyen sektörümüz, 2009’da tek rakamlı büyür.”

Gıdanın Büyüklüğü 85 Milyar Dolar
Migros Türk Genel Müdürü Özgür Tort, gıda perakende sektörüne ilişkin şunları söylüyor: “Türkiye’de gıda perakende sektörünün hacmi 85 milyar dolar. 2008 küresel mali sarsıntıların yaşandığı, dünyadaki ekonomik yapıların tartışıldığı bir yıl oldu. Türkiye’de de özellikle krizin çok fazla hissedildiği pazarlara ihracat yapan, ticari ilişki içinde olan şirketler bu dalganın etkisini hissetmeye başladı. Böyle bir dönemde Türkiye perspektifinde organize perakende sektörünün genel ekonomiye katkısı her zamankinden çok daha önemli olacak. Herkesin bu dönemde talebi canlı tutmaya, istihdamı arttırmaya ve diğer maliyetlerini azaltmaya ihtiyacı var.”

Türkiye, Avrupa’nın En Büyük 7’nci, Dünyanın 10’uncu Perakende Pazarı
Cushman&Wakefield’in raporuna göre Türk perakende sektörü Avrupa’da 7’inci, dünyada ise 10’uncu büyüklükte. Deloitte’un yayınladığı Perakendenin Küresel Güçleri 2008 raporunda ise Türkiye gıda harcamalarında Avrupa’nın en büyük 5’inci, gıda dışı harcamalarda ise 8’inci büyük pazarı:

* 2007 yılı sonunda 179 olan AVM sayısı, Kasım 2008’de 225’e ulaştı.

* Türkiye’de 2010’da 350 civarında AVM olacağı öngörülüyor.

* Her bir AVM 1000-4000 arasında istihdam yaratıyor.

* Kasım 2008’e kadar organize parakende toplam 17 milyon 500 bin metrekarelik hizmet alanına ulaştı.

* Organize perakende de 400.000 kişi istihdam ediliyor.

Mermer İhracatı Yüzde 18 Arttı

19 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Haberler, Kobi Bilgi, İhracat

Mermer İhracatı Yüzde 18 Arttı

Dünya mermer üretimi ve ihracatında 5’inci sırada yer alan Türkiye’nin, blok mermer üretiminin ve ihracatının yüzde 18′ini tek başına karşılayan Denizli, sektörde daha da büyümek için “sektörel teşvik” istiyor. Jeolojik çalışmalar sonucu açığa çıkarılan Türkiye’nin toplam 1.077 milyon metreküp görünür mermer rezervinin 72 milyon metreküpünü; 5.404 milyon metreküp olan toplam rezervin ise, 552 milyon metreküpünü barındıran Denizli, görünür mermer rezervi yönünden, Balıkesir’den sonra 2’nci, toplam mermer rezervi bakımından ise, Balıkesir ve Afyon’dan sonra 3’üncü sırada yer alıyor.

Sahip olduğu rezervleri 1985’de yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanunu sonrası gerçek anlamda değerlendirmeye başlayan ve 2007’ye kadar sürekli artan ihracatlarında, 2008’de, özellikle yüksek maliyetler ve kurdaki değişiklikler nedeni ile azalma yaşayan Denizlili mermerciler, yaşanan küresel kriz nedeni ile sıkıntılı bir sürece girdi. Ürettikleri mermerin yaklaşık yüzde 75′ini ABD’ye gönderen Denizlili üreticileri, inşaat sektöründe yatırımların azaltılması olumsuz etkiliyor.

Türkiye’de, özellikle de Denizli’de mermer sektörünün gelişiminde dönüm noktasının 1985 yılı olduğunu ifade eden Denizli Mermerciler ve Madenciler Derneği Başkanı Samet Gündüz; “Bu tarihten önce Türkiye, yılda yaklaşık 2 milyon dolar seviyesinde ihracat yapıyordu. 1985’de yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanunu sonrası büyük bir atlım gösteren sektör, yılda yaklaşık yüzde 30-40 seviyesinde büyüyerek, 2007 yılı sonu itibariyle, 1,25 milyon dolarlık ihracat yaptı. 2008’de ise yüzde 18′lik artışla, ihracat rakamımız 1,5 milyar dolara yükseldi” dedi.

İhracatçılara Yeni Kobi Destek Programı

19 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Finansman, Kobi Destekleri

İhracatçılara Yeni Kobi Destek Programı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, talep ve pazar sorunu yaşayan imalatçı-ihracatçı KOBİ’leri ihracata yönlendirmek ve yeni pazarlara açılımlarını sağlamak amacıyla yeni bir destek programı başlattıklarını bildirdi.

Bakan Çağlayan, 1 milyar dolarlık yeni ihracat kredisi destek programı çerçevesinde, başvuran ve şartlara uyan her KOBİ’ye 6 ay vadeli, vade sonunda defaten ödemeli olmak üzere 200 bin dolara kadar kredi kullandırılacağını söyledi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan, Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, ihracatçı KOBİ’lere verilecek yeni destek kredisi programını açıkladı.

2009 yılının ilk KOSGEB kredi desteği olan bu programın ihracatçı KOBİ’lere 1 milyar dolarlık cansuyu kredisi olacağını anlatan Çağlayan, programa başvuruların 2 Mart 2009 tarihinde başlayacağını bildirdi.

1 milyar doların, cari dolar kuru üzerinden 1,7 milyar TL’lik bir kredi hacmine tekabül ettiğini belirten Çağlayan, bu desteğin KOSGEB’in 2008 yılında oluşturduğu toplam kredi hacmine eşit bir rakam olduğuna dikkati çekti.

1,7 milyar TL’lik kredi hacminin 39,1 milyon TL’lik bir KOSGEB kaynağıyla oluşturulduğunu anlatan Çağlayan, bunun hem kamu kaynaklarının akılcı, sağlıklı ve verimli kullanılması hem de bankaların atıl kaynaklarının ekonomiye kazandırılması anlamına geldiğini söyledi.

Program çerçevesinde başvuran ve şartlara uyan her KOBİ’ye 6 ay vadeli vade sonunda defaten ödemeli, 200 bin dolara kadar kredi kullandırılacağını ifade eden Çağlayan, kredinin faiz oranının ise 6 ay için yüzde 1,18 olacağını belirtti.

Bakan Çağlayan, KOBİ’lerin kullanacağı kredi faizinin üçte ikisini KOSGEB’in karşılayacağını, bankaların da KOBİ’lerden hangi ad altında olursa olsun binde 5′ten fazla komisyon talep edemeyeceklerini, herhangi başka bir masraf da çıkaramayacaklarını kaydetti.

Krediyi almak için gayrimenkul ipoteği kullanan KOBİ’lerden ise ekspertiz masrafı olarak en fazla 1000 TL talep edilebileceğini bildiren Çağlayan, teminat sıkıntısı yaşayabilecek KOBİ’lerin de Kredi Garanti Fonundan yüzde 1 komisyon karşılığı yararlanabileceklerini anlattı.

ZORLUK ÇIKARTAN BANKALAR SONRAKİ PROGRAMLARDA YER ALMAYACAK

Vergi ve sosyal güvenlik kurumu borcu olan KOBİ’lerin de kredi desteğinden borçları mahsup edilmek üzere yararlanabileceklerini söyleyen Çağlayan, şöyle dedi:
”1 milyar dolarlık ihracat cansuyu kredi desteği programına başvurular, 2 Mart 2009 Pazartesi günü başlayacak ve hedeflenen 1 milyar dolarlık kredi hacmi kullandırılıncaya kadar devam edecektir.
KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı ihracatçı KOBİ’ler direk olarak bu kredi programı için anlaşma yaptığımız 10 bankaya başvurabileceklerdir. Programa, Ziraat Bankası, İş Bankası, Halkbank, Yapı Kredi Bankası, Garanti Bankası, Vakıfbank, TEB, Şekerbank, Fortisbank ve HSBC bankaları aracılık edeceklerdir.
Bankalar, KOBİ’lerimize kredi kullandırmada aktif davranıp davranmadıkları, zorluk çıkarıp çıkarmadıklarına ve gerçekleştirdikleri performansa göre değerlendirilecek, performans kriterlerine uymayan ya da kredi kullandırmada KOBİ’lerimize zorluk çıkartan bankalar daha sonra uygulanacak KOSGEB kredilerinde kesinlikle sisteme kabul edilmeyecekler.”
Program bütçesinin yüzde 30′unun kalkınmada öncelikli yörelere yüzde 70′inin de normal ve gelişmiş yörelere tahsis edildiğini belirten Çağlayan, programdan yararlanmak isteyen KOBİ’lerin imalat sanayinde faaliyet göstermesi, 250′den az çalışanı olması, yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosunun 25 milyon TL’yi aşmaması, ihracat taahhüt etmesi veya ihraç kayıtlı satış yapması gerektiğini söyledi.

BAŞVURULAR 1 AY İÇİNDE SONUÇLANDIRILACAK

Bakan Çağlayan, başvuruların KOSGEB ve bankalarca belirlenecek kriterlere göre değerlendirileceğini ve 1 ay içinde sonuçlandırılacağını dile getirdi.
Değerlendirmede başvuru sırasının esas alınacağını, limit dolduktan sonra yapılan başvuruların da yedek listeyi oluşturacağını belirten Çağlayan, KOBİ’lerden 2 Mart Pazartesi gününe kadar olan bir haftayı iyi değerlendirerek, dosyalarını hazırlayıp bir an önce başvurmalarını beklediklerini ifade etti.
Şu anda TBMM Genel Kurulunda olan ve bu hafta görüşülmesi planlanan yasa değişikliğiyle imalatçı olmayan ve ticaret ile hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin de KOSGEB desteklerinden yararlanmasına imkan tanınacağını hatırlatan Bakan Çağlayan, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından imalatçı olmayan ihracatçı KOBİ’lerin de KOSGEB Veri Tabanına kaydolarak bu destek programından yararlanabileceklerini kaydetti.

”3 MİLYAR TL’NİN ÜZERİNDE KREDİ HACMİ OLUŞTURACAĞIZ”

KOSGEB desteklerinden daha fazla KOBİ’nin yararlanması için KOSGEB bütçesini 2009 yılında çok önemli oranda artırdıklarına işaret eden Çağlayan, KOSGEB kanalıyla bu yıl KOBİ’lere, esnaf ve sanatkara 3 milyar TL’nin üzerinde çok düşük faizli bir kredi hacmi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Temel hedeflerinin; küresel finans krizinin yarattığı olumsuzluklar nedeniyle finansa erişimde sıkıntılar yaşayan KOBİ’lerin sorunlarını çözmek olduğunu belirten Çağlayan, açıkladıkları bu destek programının Türkiye’nin ihracatına destek, finansa erişim sorunu yaşayan ihracatçı KOBİ’lere de cansuyu olacağını ifade etti.

Kredi Musluğunu Kısmıyoruz Otomotiv ve KOBİ’ler İlk Sırada

Kredi musluğunu kısmıyoruz  otomotiv ve KOBİ’ler ilk sırada

Avrupa Yatırım Bankası (AYB), krizde en çok zarar gören kesimlerden olan KOBİ’ler ve otomotivcilere 2009′da da kredi vermeye devam edecek.

1965′ten beri Türkiye’de faaliyet gösteren bankanın başkan yardımcısı Matthias Kollatz-Ahnen, 2009′da yarısından fazlası küçük ve orta boy işletmelere olmak üzere 2 milyar Euro’nun üzerinde kredi vereceklerini açıkladı. Dünyanın her yerinde otomotiv şirketlerinin darboğazdan geçtiğini ifade eden Kollatz-Ahnen, sektörde canlanma yaşanması için önümüzdeki iki yıl kredi sağlayacaklarını, Türk otomotiv sektörünün de bu yardımlardan faydalanacağını kaydetti. Banka, Doğu ve Batı farkı gözetmeksizin çevreye duyarlı enerji projeleri başta olmak üzere proje finansmanına devam edecek. Kollatz-Ahnen, bankanın asıl rolünün KOBİ finansmanı olduğuna işaret ederek, bu yıl verilecek toplam kredilerin 1,1 milyar Euro’sunun bu işletmelere verileceğini kaydetti. Avrupa Yatırım Bankası, İstanbul metro projesine 700 milyon Euro finansman sağlayarak, Türkiye’de bir kamu projesine bugüne kadar verilen en büyük desteği vermişti. Banka, 2008′de Türkiye’de ulaşım, küresel kredi, enerji, şehir altyapı yatırımı ve sanayi projeleri için 2 milyar 705 milyon Euro’luk kredi sağladı. 2009 yılı için bankaya 5-10 arası enerji ve telekom projesi kredi için başvuruda bulundu. Bunlardan Zorlu Enerji’nin rüzgâr enerjisi projesi 50 milyon Euro’luk onay aldı.

E- Pazarlama Nedir? Neden Önemlidir?

17 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori E-Ticaret, Pazarlama

E- Pazarlama  Nedir? Neden Önemlidir?

Pazarlamayı, klasik bakış açısıyla bir ürünün tüketici tarafından bilinmesi, talep edilmesi ve alınmasını sağlayan, bu çerçevede, birçok bileşeni bulunan planlanmış çalışmalar bütünü olarak tanımlayabiliriz. Geleneksel olarak bir şirket müşterilerine; yüz-yüze görüşme, posta veya telefonla görüşme yöntemleriyle ulaşır. Satış kanalı olarak adlandırılan bu değişik yöntemler, müşterilere ihtiyaçları olan ürünleri veya servisleri sunmayı amaçlar. İnternetin yaygınlaşması ve iş hayatında kullanılmaya başlanması ile birçok iş alanı tüketicilerinin de dolaylı yönlendirmesi ile geleneksel yöntemlerin dışına çıkarak interneti de etkin ve önemli bir kanal olarak kullanmaya başladı. “e-business” teriminin de ortaya çıkmasına neden olan bu değişim, elektronik ortamlarda alışverişi de geleneksel yöntemlere göre çok daha popüler hale getirdi.

Pazarlamada internet kullanımının geniş bir kitleye ulaşabilme imkanı, interaktif ilişki kurabilme, maliyetlerin azalması ve zaman tasarrufu gibi bir şirket için büyük önem taşıyan artıları düşünüldüğünde, yoğun kullanımının da nedenini açıklamış oluyoruz. İçerisinde milyonlarca kullanıcının bulunduğu bir platform haline gelen internet, şirketler için de çok cazip bir müşteri potansiyeli anlamına geliyor. İnternette pazarlama daha hızlı, daha ucuz ve daha doğru sonuçlar verebilme özelliklerine de sahip. Genel olarak internet üzerinde bir şirket kendisini tanıtabilmek için kendi web sayfaları kaynak olmak üzere, internet reklamlarını, arama motorlarını, tartışma gruplarını veya e-posta gönderim tekniklerini kullanabilir.

İnternet üzerinden yapılan pazarlamada en önemli konu, bir şirketin ulaşabileceği müşteri potansiyelinin çoğunlukla müşterilere bağlı olmasıdır. Bir müşterinin  internet sayfalarında dolaşırken bir ürün ile ilgili reklamı görmesi şansa bağlıdır. Bu nedenle e-pazarlama kullanılan mecra ve yöntemler üzerinde araştırma yapmak, etkinlik ve hedef kitlelerini belirlemek mutlaka gerekiyor.

Factoring Nedir? Factoring’in Atnımı

15 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Finansman, Kobi Bilgi

Factoring Nedir? Factoring’in Atnımı

Factoring, büyük miktarda kredili satışlar yapan firmaların, bu satışlardan doğan alacak haklarının ‘factor’ veya ‘factoring şirketi’ olarak adlandırılan finansal kuruluşlar tarafından satın alınması esasına dayanan finansal bir faaliyet. Bir factoring anlaşması ile factor, satıcı firmanın yaptığı kredili satışlarla ilgili her türlü muhasebe kayıtlarının tutulması, kredili satışlardan doğan alacakların vadesinde tahsil ve takip edilmesi, alacakların tahsil edilmemesi halinde doğacak kayıpların tam olarak karşılanması, satıcı firmaya kredili satış tutarlarının belirli bir oranında kredi verilmesi, potansiyel ve mevcut müşterilerin mali durumları hakkında bilgi toplanması ve malların satış imkanlarını arttırmak üzere piyasa araştırması yapılması gibi fonksiyonları üstlenir.

Leasing Nedir? Leasing’in Tanımı

14 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Finansman, Kobi Bilgi

Leasing Nedir? Leasing’in Tanımı

Leasing temelde orta vadeli bir kredi işlemi. Alışılmış kredi ilişkisinden farkı, kredinin kiracıya nakit olarak verilmemesi. Kiracı, işinde kullanmak üzere almak istediği sabit kıymeti seçiyor ve leasing şirketinden bu işlem için kendisine kredi tahsis edilmesi talebinde bulunuyor. Leasing şirketi tahsis ettiği krediyi kiracının seçtiği malın alımında kullanıyor.

Finansal Kiralama Kanunu’na göre, “Finansal Kiralama Sözleşmesi” , kiralayanın (lessor), kiracının (lessee) talebi ve seçimi üzerine üçüncü kişiden satın aldığı veya başka suretle temin ettiği bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere ve belli bir süre feshedilmemek şartı ile, kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören bir sözleşmedir.

Şirket Taşınması ve Yapılması Gerekenler

13 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Kobi Bilgi, Muhasebe

Şirket Taşınması ve Yapılması Gerekenler

İşyerleri çeşitli nedenlerle bazen yer değiştirmektedirler .Bu yer değiştirme bazen başka bir ile olabileceği gibi bazen de aynı ilin başka bir ilçesine nakil şeklinde olmaktadır.

Sosyal Sigortalar kurumunun taşra teşkilatlanması genelde il düzeyindedir.Ancak bazı illerin çok büyük olması nedeniyle kurumun ilçe düzeyinde de teşkilatlandığı yerler vardır.

Eğer işyerinin kurulu bulunduğu ilde SSK sadece il düzeyinde teşkilatlanmış ise işyeri o ilin başka bir ilçesine nakil olsa bile SSK da eski dosyasından ve eski numarası üzerinden işlem görmeye devam eder.

Ancak, İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten; başka bir ildeki veya aynı ilde diğer bir ünitenin görev alanına giren adrese nakil edilmesi halinde, işverence işyerinin nakil edildiği yeri çevresine alan Üniteye en geç nakil tarihinde yeniden İşyeri Bildirgesi verilmek zorundadır. Boşaltılan işyeri ise bir ay içinde yazılı olarak ilgili üniteye bildirilir.İşyeri yukarıda belirtilen süre içinde yeni üniteye tescil ettirilmezse 506 sayılı Yasanın 140.maddesine göre işverene asgari ücretin bir ila üç katı  tutarında olmak üzere(tuttuğu defter türüne göre değişir.) idari para cezası verilmektedir.

Bu nakille birlikte sigortalıların önceki işyeri numarasından bildirimleri de sona erer.Yani işyerinden çıkışları verilir.Ancak dikkat ederseniz bu çıkış hizmet akdinin sona ermesinden kaynaklanan bir çıkış değildir.Bu çıkıştan dolayı da nakil sonucu açılan işyeri numarasından bu sigortalılar için giriş yapılması gerekmektedir.Hizmet akdi kesilmediği halde nakilden dolayı işe giriş bildirgesi verilmesi gerektiğinden bu durumda olan sigortalılar için eğer işe giriş bildirgeleri 506 sayılıYasanın 9.maddesinde belirtilen sürede verilmemiş olsa bile işverene işe giriş bildirgelerinden dolayı idari para cezası verilemez.

Bu durumda idari para cezası verilemeyeceği Sosyal Sigortalar Kurumu genel müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 25.03.1998 tarih 216793 sayılı Genel Yazısında, ilk işyerinden tescil işlemi yapılmış olan sigortalıların naklen ve iş akdi ilişkisi sona ermeden aynı işverenin kurumun başka şubesince tescil edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlaması halinde bu işyerinden yasal süresi içinde kuruma verilmeyen işe giriş bildirgelerinden dolayı işveren hakkında idari para cezası uygulanmayacağı açık bir şekilde belirtilmiştir.

Sonraki yazılar »