Tarım Sektörüne 1,1 Milyar TL’lik Ek Kredi

27 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori kobi kredileri

Tarım Sektörüne 1,1 Milyar TL’lik Ek Kredi

Tarımsal destek ödemelerinde bu yıl 2009′a göre yüzde 24,7′lik artış öngörüldü. Geçen yıl 4 milyar 494 milyon TL tarımsal destek alan tarım sektörüne bu yıl yapılacak ödeme, geçen yıla göre yaklaşık 1,1 milyar TL artışla 5 milyar 605 milyon TL’ye çıkacak.

Söz konusu miktarın 2 milyar 190 milyon TL’sini “alan bazlı tarımsal destekleme” ödemeleri, 1 milyar 818 milyon TL’sini fark ödemesi destekleme hizmetleri, 1 milyar 252 milyon TL’sini de hayvancılık destek ödemeleri oluşturacak. Kırsal kalkınma amaçlı tarımsal destekler için 155 milyon TL, tarım sigortası destekleme ödemeleri için 70 milyon TL kaynak ayrılacak. Programda bu yıl tarım sektörüne Doğrudan Gelir Desteği ve kuraklık desteği ödemeleri yapılması öngörülmedi.

2009’da çay budama desteğinden, süt kalitesini artırmaya, hayvan gen kaynaklarından, organik tarıma kadar tarımsal transferler için 4 milyar 494 milyon 618 bin TL’lik ödeme yapıldı. Toplam 51 kalemde yapılan tarımsal destek ödemelerinde en fazla payı 807 milyon 57 bin TL ile buğday desteği başı çekti.

Franchising Sistemi Nedir Nasıl İşler?

27 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Franchise/Bayilik

Franchising Sistemi Nedir Nasıl İşler?

Franchising, birbirinden bağımsız iki taraf arasında oluşturulan sözleşmeye dayalı bir ilişkiyi tanımlıyor. En yalın anlatımıyla franchisingi, “hak sahibine verilen para karşılığında belirli sınai hakları ticari alanda kullanma izni” olarak özetlemek mümkün. Franchising sözleşmeleri, bir ürün, bir marka ya da bir hizmeti kapsıyor olabilir. İmtiyaz sahibi tarafın, belirli bir süre şartı ve bazı sınırlamalarla ticari işlerini yürütmek üzere bu hakkı ikinci bir tarafa devretmesi söz konusu. Franchising’in en önemli özelliği ise imtiyaz hakkını veren tarafın işin yönetim ve organizasyonu konusunda know-how yani bilgi ve destek sağlıyor olması.

Türkçe karşılığı “imtiyaz” olan franchise, İngilizce bir kelime. Fransızca “affanchir” olan franchise verme sözcüğünden türetilen franchisor ise “franchising imtiyaz verme” olarak Türkçe’ye çevrilebilir. Buradan yola çıkarak yapılan tanımlamaya göre francihor; bir ürüne, hizmete veya bilgi birikimine, bunlara ait kalitesi kanıtlanmış ve başarılı bir markaya/isme sahip olup da, bunların satış dağıtım veya işletme hakkını belirli bir bedel karşılığı veren taraf anlamına geliyor. Franchisee ise, doğrudan veya dolaylı bir malı bedel karşılığında franchisor’un ticari adını/markasını, know-how’ını, iş görme ve teknik yöntemlerini, sistemini ve diğer sınai/fikri mülkiye haklarının kullanımını üstlenen taraf demek.

Bunlar dışında karşınıza çıkacak yabancı terimler “Franchisee Fee” ve “Royalty” olacaktır. Franchisee Fee; franchisee’nin, isim, marka veya sistemi kullanma hakkı karşılığında franchisor’a ödediği başlangıç bedeli anlamına geliyor. Türkçe karşılığı ile “giriş bedeli”. Yıllık ciro ve kardan, anlaşmada belirlenen oranlarda yüzde olarak ödenen royalty ise, bir lisans veya ticari marka sahibinin sahip olduğu hakları bir başkasına devretmesi karşılığında aldığı bedel demek. Bunun tam karşılığı olan Türkçe terim ise ‘lisans bedeli’.

Halk Bankası Turizmci Kobilere 40 Milyon TL Kobi Kredisi Verecek

01 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Krediler, kobi kredileri

Halk Bankası Turizmci Kobilere 40 Milyon TL Kobi Kredisi Verecek

Halkbank ve Türkiye Kalkınma Bankası (Kalkınma), İstanbul’da faaliyet gösteren KOBİ niteliğindeki turizm konaklama tesislerinin orta ve uzun vadeli finansman ihtiyaçlarının karşılanması için 40 milyon TL tutarındaki kredi anlaşmasına imza attı. Kredi programıyla İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesine hazırlanan turizm konaklama tesislerinin hizmet kalitesinin yükseltilmesi, rekabet güçlerinin artırılması ve sürdürülebilir turizme katkı amaçlanıyor.

Halkbank, 1 yılı ödemesiz dönem olmak üzere toplam 5 yıl vadeyle Kalkınma’dan temin ettiği kaynağı turizmci KOBİ’lere, 1 yılı ödemesiz dönem olmak üzere 5 yıla kadar vadeli yatırım kredisi ve 6 ayı ödemesiz dönem olmak üzere 4 yıla kadar vadeli işletme kredisi olarak kullandıracak. Kredinin üst limiti, firma bazında 3 milyon TL olacak. Yatırım kredisi kullanan turizmci KOBİ’ler, tahsis edilen miktarın yüzde 25’ine kadar işletme kredisi de alabilecekler.

Kalkınma Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Abdullah Çelik İstanbul’un gerek kültürel mirası gerekse hizmet sektörüyle Avrupa Kültür Başkenti unvanına yakışır bir konuma gelmesinin, herkesin temennisi olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:

“Bankamız 2008–2009 döneminde küçük ölçekli firmalara ulaşabilmek amacıyla toptancı bankacılık (Apeks bankacılık) uygulamasına gitti. Yaygın şube ağı bulunan bankalarla işbirliği yaparak bugüne kadar 300’ün üzerinde firmaya ulaştık. Bankamız toptancı bankacılık faaliyetleri kapsamında 2010 yılında, kaynağı ağırlıklı olarak uluslararası finans kuruluşları olan 300 milyon TL tutarında kredi kullandırmayı planlıyor. Bu doğrultuda İstanbul’un konuklarına hizmet veren KOBİ’leri de Avrupa Kültür Başkenti’ne yakışacak dönüşümü gerçekleştirmeleri için finansal açıdan destekliyoruz. Bu işbirliğini 70 yılı aşkın KOBİ bankacılığı deneyimine sahip Halkbank’la yapmaktan son derece memnunuz. Kaynağımızın, ihtiyacı olan KOBİ’lere en uygun şekilde kullandırılacağına ve her şeyden önce İstanbul’un itibarına fayda sağlayacağına yürekten inanıyoruz.”

İstanbullu turizmcilere yönelik yeni kredi programını değerlendiren Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın ise şunları ifade etti:

“Bankamızın, Güneş Paketi ve Turizm İşletmeleri Yenileme Kredisi olmak üzere bugüne kadar turizm sektörüne özel iki farklı finansal çözümü bulunuyordu. Şimdi yeni kredi programımızla sektöre yönelik desteğimize farklı bir boyut kazandırıyoruz. Amacımız, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesine hazırlanan KOBİ niteliğindeki turistik işletmelerin finansman ihtiyaçlarına çözüm oluşturmak. Başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’nin tanıtımına ve itibarına katkı sunacak bu önemli projeye kredi programımızla destek vermekten büyük gurur duyuyoruz.”

Krediden, tarihi yarımada merkez olmak üzere Fatih (Eminönü dahil), Eyüp, Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Kadıköy ve Üsküdar ilçelerinde faaliyet gösteren, beş yıldızlı oteller haricindeki turistik konaklama işletmeleri, tesislerinin yenilemesi, modernizasyonu, renovasyonu ile sınıf yükseltme ve enerji verimliliği yatırımları için yararlanabilecekler.

Çevreci Kobilere Garanti Bankası’ndan Kobi Kredisi

01 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori kobi kredileri

Çevreci Kobilere Garanti Bankası’ndan Kobi Kredisi

Garanti Bankası, küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) için özel olarak tasarladığı 17. destek paketi Çevreci KOBİ’yi hizmete sundu. Çevreci KOBİ paketi, KOBİ’lerin tüm faaliyetinde verimliliği artırmak, kaynakları yerinde kullanarak üretim yapmak ve enerji verimliliğini ön planda tutmak amacı ile KOBİ’lerin yapacağı yatırımlara finansman sağlayacak. Garanti Bankası’ndan dün yapılan açıklamada, KOBİ’lerin paket kapsamında, binalarda ve sanayide enerji verimliliği, atık yönetimi konularındaki yatırımları için, 3 ay ödemesiz, 60 ay’a kadar vadeli ve özel faiz oranlarıyla sunulan kredilerden yararlanılabileceği kaydedildi. KOBİ’ler, paketin içerdiği Sanayide Enerji Verimliliği Kredisi’nden, üretimde kullanılan cihaz ve ekipmanın, yüksek verimli ve enerji tasarrufu sağlayan teçhizatla değiştirilmesinde faydalanabilecek. Binalarda Enerji Verimliliği Kredisi’nden ise mantolama, ısı yalıtımı, pencere-çatı yalıtımı, A sınıfı enerjili cihazlar, ısıtma-soğutma ve aydınlatma sistemlerinin yenilenmesi gibi alanlarda yapılacak harcamalarda faydalanılabilecek.

Düzenlemelere uyulması şart

Paket kapsamındaki Atık Yönetimi Kredisi ise çevreye zararlı atıkların uzaklaştırılması ve geri dönüştürülmesi için yapılacak yatırımların finansmanı için KOBİ’lere sunulacak. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, 2010′da enerji verimliliğinin artırılması ve çevre koruma konularında, KOBİ’lerin de uyması gereken bazı yeni düzenlemelerin geldiğini hatırlattı. KOBİ’ler’in, paket yardımıyla yapacakları yatırımlar sayesinde, başta enerji olmak üzere, kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanabileceğini ifade eden Karadere, “İşletmelerin, 2010′da yaşanabilir bir çevrede ve sürdürülebilir kaynaklarla, daha kârlı faaliyet göstermelerine yardımcı olabilirsek ne mutlu bize” dedi.